18 Kasım 2017 Cumartesi
Anadolu'da  her medeniyet ve tarih bizimdir

Anadolu'da her medeniyet ve tarih bizimdir

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanıp, Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü desteğiyle ‘Eski Yakın Doğu'da Taş Ocakları, Heykeltıraşlık Atölyeleri ve Yesemek'in Yeri’ konulu sempozyum gerçekleşti.

GAÜN Mâvera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen sempozyumun açılış töreninde konuşan Gaziantep Vali Yardımcısı Alaaddin Serdar Polat, ülkemizin uygarlıkların ilk doğduğu, insanların yavaş yavaş yerleşik hayata ilk defa geçmiş olduğu önemli bir kavşak noktası olduğunu belirtti.

Vali Yardımcısı Polat, “10’un üzerinde uygarlık kuruldu ve bıraktıkları eserlerle ya da kültürleriyle aramızda yaşıyorlar. Ülkemizden geçen uygarlıkları sayarsak Anadolu’nun öz kültürünü yansıtan Hititler bunlardan birisi. Önce devlet sonra imparatorluk arkasından Geç Hitit Şehir Devletleriyle yaklaşık bin 500 yıl civarında hakimiyet sürmüşler. Onun çağdaşı veya hemen sonrası Urartu, Asur, Lidya, Frigya ülkemiz bunun gibi pek çok uygarlık görmüş. Bu uygarlıklar bölgesinde Antep’in de önemli bir yeri var” şeklinde konuştu.

ÖNEMLİ OLAN TARİHE, MEDENİYETE SAHİP ÇIKABİLMEKTİR

GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, Gaziantep’te hangi yöne bakarsanız bakın mutlaka tarihi kalıntıların görüldüğünü; Dülük, Yesemek Karkamış, Zeugma her yerden tarih fışkırdığını belirterek, “Önemli olan tarihin üzerinde oturmak değil, o oturduğunuz tarihe, medeniyete sahip çıkabilmektir” dedi.

Anadolu coğrafyasında çok sayıda medeniyetlerin, katmanların gelip geçtiğini ama her medeniyetin izinin korumaya çalışıldığını vurgulayan Prof. Dr. Gür şunları söyledi: “İlginçtir ki, İber Yarımadası’nda 400 yıl Portekiz’e, 800 yıl İspanya’ya hakim olan İslam Medeniyetinden hangi eseri bulabiliyorsunuz? İlginçtir; Avrupa, Batı medeni oluyor. Doğu için ise medeniyetlere karşı bir profil çiziliyor. Aslına bakıldığında, savaşların özünde birçok sebep arayabilirsiniz ama bir de medeniyetin yok edilme senfonisi vardır. Şu anda Suriye’de Palmira Harabeleri’nden ne görüyorsunuz? Yakında Petra giderse hiç şaşmayın. Bu ne adına yapılıyor? Ortadoğu’daki birbirini katliama sürükleyen din, mezhep adına çatışmalar mı? Hayır, tam tersine Batı medeniyeti doğu medeniyetini imha etmek üzere bir kitabe yazıyor ve şu anda figüranlar bunu oynuyor. Ama biz diyoruz ki, iftiharla Anadolu’nun hangi katmanında olursa olsun renk, dil, din ve ırk ayrımı yapmadan her medeniyet bizimdir ve tarih bizimdir. Bu tarihin üzerine oturuyoruz. O yüzden Anadolu’da Havrasıyla, kilisesiyle, camisiyle tüm ibadethane ve tapınaklarıyla hepsi bizimdir ve hepsine sahip çıkıyoruz. Gaziantep, Urfa, Mardin, Diyarbakır bunun örneği.” 

ÜNİVERSİTE OLARAK HER TÜRLÜ DESTEĞE HAZIRIZ

Prof. Dr. Gür konuşmasına şöyle devam etti: “Mutlaka eserlerimize sahip çıkacağız çünkü biz gelecekte bize nasıl bırakıldıysa nesillerimize bir miras bırakmak istiyoruz. Bu yüzden nasıl ki Gaziantep’te gastronomiyi özellikle yaratıcı şehirler listesine koyarken üniversitesiyle, belediyesiyle vilayetiyle ve tüm katmanlarıyla ortak akıl üretip o başarıyı sağladıysak yine Gaziantep Üniversitesi’nin akademiası ve Türkiye’deki diğer akademisyenlerin de ruh birliğiyle belediyelerimiz ve tüm erklerle birlikte 3 bin 500 yıllık bir Yesemeği koruduğumuz gibi gelecekte de bunun olmaması için hiçbir sebep yok. Birlik ruhuyla Yesemeği UNESCO Kalıcı Tarihi Eserler ve Şehirler arasına sokmamız gerekiyor. Buna gücümüz, imkanımız var ve elimizdeki sermaye buna yeter. Üniversite olarak her türlü desteği vermeye hazırız. Hem bilimsel programların alt yapısını oluşturmak hem de bunların aynı zamanda raporlandırılması açısından da destek vereceğiz. Bu toplantı bu yüzden çok önemli.”

GAZİANTEP TARİHİN ÜZERİNDE OTURUYOR

Gaziantep’in tarih şehri olduğu vurgusunu yapan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, “Tarihi tarihçiler anlatırken tarihin iki unsuru var diyorlar; yazanlar ve yapanlar. Kazanlar diye üçüncüyü de eklemek lazım. Bunların üçü bir araya geldiğinde de ortaya güzel şeyler çıkar. Gaziantep aslında tarihin üzerinde oturuyor ve tarihle komşu. Daha bilmediğimiz, ortaya çıkarmadığımız bir sürü eserlerin olduğu kanısındayım. O yüzden Yesemek çalışmasını çok önemli buluyoruz. O yüzden Gaziantep Büyükşehir olarak bu konuya ehemmiyet verdik. Gelecek sene inşallah geçici liste meselesini asil listeye çevirme konusunda bütün uzmanların katkılarıyla Gaziantep Yesemekle birlikte tanınır hale gelsin. Zeugma, Yesemek ve videoda izlediğiniz diğer şehirlerde ortaya çıktığında Gaziantep’in gezilmek, görülmek için yeme, içme, gezme, görme ve kalma meselesinde bir arada yaşamış oluruz. Bu şekliyle de gelecek nesillere doğru bir şey aktarırız” şeklinde konuştu.

 

Konuşmaların sonrasında; İstanbul Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Refik Duru ve Emekli Gaziantep Müze Müdürü İlhan Temizsoy sempozyum açılış sunumlarını yaptı. Vali Yardımcısı Alaaddin Serdar Polat, Rektör Prof. Dr. Ali Gür ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken tarafından sempozyum katılımcılarına hediye ve katılım belgeleri takdim edildi.

8.11.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz