4 Ağustos 2020 Salı
“BU ÜLKEDE SABAH UYANMAYA KORKUYORUZ!”

“BU ÜLKEDE SABAH UYANMAYA KORKUYORUZ!”

CHP Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan, TBMM Genel Kurulu’nda Kadın cinayetleri, Hayvan Hakları, çocuk taciz, tecavüz ve istismarları hakkında konuşarak “Ben, halkın seçtiği bir Milletvekili olarak gece yastığa başımı rahat koyamıyorum” dedi.

Milletvekili Kaplan, “Bu ülkede sabah uyanmaya korkuyoruz. Bir sabah uyanıyoruz kadın cinayeti, bir sabah uyanıyoruz töre cinayeti, bir sabah uyanıyoruz çocuğa tecavüz, bir sabah uyanıyoruz hayvana tecavüz, başka bir sabah uyanıyoruz, işsizlikten kendini yakan bir genç, kendini asan bir evlat, canına kıyan bir baba… Bir sabah uyanıyoruz çocuk işçi cinayeti, Bir sabah uyanıyoruz çocuk istismarı, bir sabah uyanıyoruz iş cinayeti… Bu ülkede sabah uyanmaktan korkuyoruz artık ve utanıyoruz” diyerek bu sorunların siyaset üstü mesele olduğunu hatırlattı.

Kaplan, “Bunlar toplumun kanayan yaraları. Bunlar vicdanı ve merhameti olan herkesin can damarı. Ben, halkın seçtiği bir Milletvekili olarak gece yastığa başımı rahat koyamıyorum. Çünkü sabah uyandığımda; verdiğimiz sözlerin altında eziliyorum” dedi.

RAHMET OKUMAK, LANETLEMEK YA DA ANMAK DEĞİL; YAŞATMAK İÇİN BİR ŞEYLER YAPMALIYIZ!

Konuşmasının devamında; anmanın, rahmet okumanın ve lanetlemenin bir çözüm olmadığını ifade eden Kaplan: “Ben artık, kadın cinayetine kurban verdiğimiz bir kadına rahmet okumak yerine onu yaşatmak için mücadele etmek istiyorum. Ben artık, Pınar Gültekin’ler, Feray Şahin’ler, Özgecan Aslan’lar, Fatma Altınmakas’lar, Figen Karadağ’lar, Nurtaç Canan’lar cinayete kurban gittikten sonra sadece bir park, cadde, sokak ismi olarak kalmasın; YAŞASIN istiyorum. Ben artık, Gaziantep’te 17 yaşında gencecik çocuğun fabrika bacasını temizlerken düşüp öldüğüne üzülmek değil; onun eğitimi için ne yapabiliriz diye düşünmek istiyorum…

Ben artık, işsizlikten oğluna pantolon alamadığı için kendini asan babaya rahmet okumadan önce; o babanın iş sahibi olması için neler yapılabileceğini konuşmak istiyorum. Ben artık, atanamadığı için intihar eden bir gencin arkasında bıraktığı mektubu duymak yerine; hiçbir gencimiz işsiz kalmasın istiyorum. Eminim ki parti gözetmeksizin şuan burada bulunan ve vicdanı olan herkes benimle aynı fikirde. Rahmet okumak, lanetlemek ya da anmak değil; yaşatmak için bir şeyler yapmalıyız” diye konuştu.

“BU ÜLKENİN YASAKLARA, SANSÜRLERE, KISITLAMALARA DEĞİL; CAYDIRICI VE AĞIR CEZALAR İHTİYACI VAR!”

Sosyal medya sansürlerinin ve yasaklarının sorunları çözmeyeceğini ifade eden Milletvekili Kaplan, “Bu ülkenin yasaklara, sansürlere, kısıtlamalara değil; caydırıcı ve ağır cezalar ihtiyacı var” diyerek Genel Kurul’a “Gelin, Sosyal Medyayı konuşmak yerine; kadın mezarlığına dönen ülkemizde yaptırımları konuşalım” diye seslendi.

“BU ÜLKENİN RUH SAĞLIĞININ NASIL DÜZELECEĞİNİ KONUŞALIM!”

Milletvekili, sözlerine çözüm önerileriyle devam ederek “Çocuk istismarı, tacizi ve tecavüzün önüne nasıl geçebiliriz; uzmanlarla bunları tartışalım. Bir adamın, bir kadını önce boğarak, sonra yakarak sonra üstüne beton dökerek nasıl canice hayattan kopardığının altındaki nedenleri konuşalım. Bir insanın, bir hayvana nasıl böyle vahşi bir şey yapabildiğinin altındaki nedenleri konuşalım. İşsizlikten bunalıma giren, intihar eden yüzlerce gencimizin o noktaya nasıl geldiğini konuşalım. Çözümleri konuşalım. Bu ülkenin ruh sağlığının nasıl düzeleceğini konuşalım” dedi.

“ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANDI, KİMSENİN BİR CANI DAHA KAYBETMEYE TAHAMMÜLÜ KALMADI!”

Konuşmasının devamında, “Kadın cinayetleri, çocuk istismarı, tacizler, tecavüzler ancak bu Meclis’te tüm partiler ortaklaştığında, yasalar ağırlaştığında, cezalarda indirim olmadığında azalır ve biter” diyen Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu ülkede; kadın cinayetleri, çocuk istismarı, tacizler, tecavüzler ancak bu Meclis’te tüm partiler ortaklaştığında, yasalar ağırlaştığında, cezalarda indirim olmadığında azalır ve biter. Bu ülkede; Kadın cinayetleri İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa tam anlamıyla uygulandığında azalır ve biter. Bu ülkede; Çocuklara karşı istismar, taciz ve tecavüz Çocuk Hakları Sözleşmesi tam anlamıyla uygulandığında azalır ve biter. Bu ülkede; 5199 sayılı Kanun tam ve eksiksiz bir şekilde uygulandığında hayvanlara karşı işlenen suçlar azalır ve biter. Artık bıçak kemiğe dayandı, kimsenin bir canı daha kaybetmeye tahammülü kalmadı. Bu meseleyi siyaset üstü değerlendirerek; tüm partilerin elini taşın altına koymasını istiyorum. Taciz, tecavüz, istismar ve cinayetin iyi hal indirimi olmayacağını, en ağır bir şekilde cezai yaptırımlarının olması gerektiğini, İstanbul Sözleşmesinin tam anlamıyla uygulanması gerektiğini ifade ediyorum.”

 

24.07.2020 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz