20 Ocak 2019 Pazar
Taşdoğan'dan milli ve yerli silah çağrısı

Taşdoğan'dan milli ve yerli silah çağrısı

TBMM’de konuşan MHP Gaziantep Milletvekili Muhittin Taşdoğan, “Gaziantep, 6. OSB’yi, Savunma Sanayi Bölgesi olarak kurmaya hazırdır” dedi.

TBMM’de konuşan MHP Gaziantep Milletvekili Muhittin Taşdoğan, TBMM’de, 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun fonlarla ilgili olan 11.Maddesi görüşmeleri ile ilgili değerlendirmede, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin silah ve teçhizat yönünden dışa bağımlılığı azaltılması, savunma sanayimizin ihracat kapasitesinin artırılması, yerli girişimcilerin silah ve askeri teçhizat üretimine yatırım yapması ülkemiz için hayati önem taşımaktadır" dedi.

Görüşmelerde MHP grubu adına konuşan Gaziantep Milletvekili Muhittin Taşdoğan, 11. maddenin genel anlamda fonlara ilişkin işlemleri, özel olarak da Savunma Sanayi Destekleme Fonuna kaynak tahsisini ve bu kaynakların hangi amaçlar için kullanılacağını kapsadığını ifade etti.

Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu da hatırlatan Taşdoğan, "Türk Silahlı Kuvvetlerine, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına yapılacak olan silah ile diğer araç ve gereçlerin alımı ve NATO üyesi olmamız hasebiyle NATO altyapı yatırımları için yıl boyunca yapılacak harcamalara ilişkin ödenek tahsis edilmektedir. Bu bakımdan, Halihazırda ülkemiz kendi piyade tüfeğini, insansız hava aracını, eğitim uçağını, helikopterini, savaş gemisini, zırhlı aracını, SİHA’ları, roket ve füze sistemlerini kendisi üretebilen bir ülkedir. ASELSAN, HAVELSAN ve ROKETSAN gibi savunma sanayisi ile ilgili kurumlarımız her geçen gün daha da büyümekte ve ihracat olanaklarını da yıllar itibarıyla artırmaktadır. Bu gelişmeler memleketimizde ki herkes için, bir gurur vesilesidir” ifadelerini kullandı.

SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATI TATMİN EDİCİ DÜZEYE ULAŞMADI

Savunma ve havacılık ihracatında geçmiş yıllara göre bir ilerleme olsa da, ihracat rakamlarının henüz tatmin edici bir düzeye ulaşmadığını ifade eden Taşdoğan, "2017 yılı itibari ile 553 tane savunma sanayi projesi devam ederken, projelerin sözleşme tutarları 41 milyar 425 milyon dolar değerine ulaşmıştır. Mevcut projelere, sözleşmesi tamamlananlarda eklendiğinde, söz konusu tutarın yaklaşık 60 milyar dolar olacağı öngörülmektedir. Bu da olağanüstü bir büyüme potansiyeli yakalandığını göstermektedir. Devam eden projelerde, yerli katkı oranı yüzde 60 veya yüzde 65 olarak öngörülmüştür. Oysa gelişmiş ülkelerde yerli katkı oranı yüzde 80 veya 85 civarındadır. Sürekli döviz açığı problemi ile karşı karşıya kalan ülkemizde, üretimdeki yerli katkı oranının mümkün olduğunca yüksek tutulması elzemdir. Beka tehdidi ile karşı karşıya kalınan böylesi bir dönemde, yapılan projelerle milli savunma sistemimizin güçlendirilmesinin, ülkemizin tartışmasız milli hedeflerinden biridir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak da her ne pahasına olursa olsun, bu projelerle, yerli ve milli üretimleri desteklememizin, milli bir hedef olduğu bilinmelidir. Bilinmelidir ki, savunma harcamalarının sürdürülebilirliği ve verimliliğinin temel koşulu, ihtiyaçların yurtiçindeki firmalardan karşılanmasını sağlayacak tedarik zincirinin oluşturulması ve toplam ciro içindeki yan sanayi payının yükseltilmesidir" şeklinde konuştu.

FİRMALARIN ÇOĞUNLUĞU İSTANBUL, KOCAELİ VE ANKARA MERKEZLİ

Milletvekili Taşdoğan, Türkiye’de savunma sanayinde faaliyet gösteren firmalara bakıldığında ağırlıklı olarak İstanbul, Kocaeli'de bulunduğunu, büyük çoğunluğunun ise Ankara'da yer aldığını kaydetti.

GAZİANTEP ÇAĞRISI

Savunma sanayi için Gaziantep'te gerekli alt yapı olduğunu vurgulayan Taşdoğan, firmalara çağrıda bulunarak, "Söz konusu iller arasında Gaziantep’in olmaması hem şehrimiz hem de ülkemiz açısından ciddi bir eksikliktir. Savunma sanayi harcamalarındaki artış ile birlikte ana yüklenici firmaların ihtiyaçlarının yurtiçinden temin edilebilmesine olanak sağlayacak fırsatlar ve gerekli altyapı Gaziantep’te bulunmaktadır. Gaziantep, sanayisinin geniş üretim portföyü ile imkan verildiğinde Savunma Sanayisine yerli üretim damgasını vuracağından hiç şüphe edilmemelidir. Gaziantep’in sanayi altyapısı da, Gazianteplinin zekası da, bunları imal edecek büyüklüktedir. Gazi şehrimizdeki sanayide her türlü imalat en mükemmel şekilde yapılmaktadır. Mekanik aksam, talaşlı imalat, kompozit malzeme, elektronik devre, otomasyon, metal malzeme, tekstil, teknik tekstil ve yedek parçalar gibi birçokalanda uzmanlaşmış ihracat kapasitesi ve AR-GE gücü olan firmalar bulunmaktadır. Gaziantep, Türkiye’nin 6.büyük ihracatçı ilidir. Gaziantep bin 270 ihracatçı firmasıyla, 172 ülkeye ihracat yapan dinamik bir şehirdir. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi sanayi parseli, tükettiği elektrik, istihdam rakamı ile Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgesidir. Gaziantep,2 bin 523 başvuru ile en fazla marka ve patent başvurusu yapan 6. sırada,aynı zamanda 1910 başvuru ile en fazla endüstriyel tasarım başvurusundaki il sıralamasında ise 5. sırada yer almaktadır. Gaziantep şu anki dinamik yapısıyla 5. Organize sanayini kurarken, 6. Organize sanayisini, ‘İleri Teknoloji ve Savunma Sanayi Bölgesi’ olarak kurmaya hazırdır. Gaziantep Sanayisi ile savunma sanayinin kesişimi yeni bir fırsat penceresidir. Böylesi bir başlangıç Gaziantepimize, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ve ülkemize katkısı çok daha büyük olacaktır. İnanın biz bunu yaparız. Özellikle de savunma sanayi söz konusu olduğunda, Gazianteplinin yapamayacağı şey yoktur" dedi.

Muhittin Taşdoğan, Gaziantep ve Gaziantepli ustaların savunma sanayisinde yapabilecekleri ile ilgili isteyenlerin internete girerek, belgeseli çekilen ve Mennan ustayı, yani merhum Mennan Aksoy ile iş ortağı sayın Cahit Özçelik'i dikkatle izleyebileceğini kaydetti.

Savunma harcamalarında taviz verilmemesini de isteyen Taşdoğan, "Bir taraftan yapılması planlanan harcamaların olağan üstü boyutlarda olması, diğer taraftan planlanan projelerde dışa bağımlılığın yeterince azaltılamamış olması ve tüm bunlara rağmen bölgemizde küresel ölçekte ortaya çıkan güvenlik problemleri dikkate alındığında, savunma harcamalarından taviz verilmemesi gerektiği herkes tarafından kabul edilmektedir. Fonların klasik bütçe ilkelerine aykırı bir yapısı olmakla birlikte, savunma sanayi destekleme fonunun amacını göz önüne aldığımızda, bu fonun her yönüyle desteklenmesi gerektiğini ve fona aktarılan kaynakların ne kadar artırılsa artırılsın az olacağını ifade etmek istiyoruz. İçinde bulunduğumuz konjonktür bu harcamaları gerekli ve zorunlu kılmaktadır. Hepimizi biliyoruz ki Türk Silahlı Kuvvetleri bölgesinde ve küresel ölçekte ne kadar güçlü olursa, dünya barışına ve insanlığa da o kadar fazla katkı yapacaktır” diye konuştu.

20.12.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz