20 Kasım 2017 Pazartesi
Atanmışlar ve Seçilmişler

Hasan ALPDOGAN

Atanmışlar ve Seçilmişler

Son günlerin gündem konularından olan belediye başkanlarının istifası, bizi seçilmişlik ve atanmışlık arasındaki farkı düşünmeye itiyor. Atama adı üstünde; birine birinin sen şuraya gel demesi. Seçilmiş ise, seçilenden daha fazla kişinin seçtiği, oyladığı , vekalet verdiği kişi demek.

Devlet Bahçeli demişti ki ; Cumhurbaşkanı anayasal hakkı olmayan hakları kullanarak yönetimler yapıyor. Bunu yasal ortama çekmek lazım. Ve devamında referandum olmuştu. Sonuçta başkanlık sistemimizin temelleri atıldı. O dönemden başlayarak söylenen cümle hep şu olmuştu “Bizi Halk Seçti” ya da “biz halkın oyu ile bu yetkiye sahibiz”…

Demokrasinin en basit tanımı şudur; siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi. Demek ki seçme var, özgürce seçme var, temsilciler var, seçilmişin seçenin gücünü kendinde toplaması var. Seçilerek gelen yerel yönetimlerin altlarında olan muhtarların bile saraydaki toplantılarında Cumhurbaşkanımız solarak "siz seçilmişler olarak atanmışlardan daha üstünsünüz" sözünü zikretmiştir.

Demek ki seçilmişlik öyle az buz bir şey değil. Seçenlerin tüm gücünü kendinde toplayıp, anayasal görev, yetki ve sorumlulukları kapsamında kullanabilecektir. Yazımızdaki ana örnek belediye başkanlarını seçen halk, kendi yetkisini belediye hizmet ve yönetiminde “belediye başkanına” verilmiştir. Her zaman duyduğumuz, halk beğenmezse bizi seçimde cezalandırır, sözüne atıf yapmak gerekirse; Halk bir sonraki yerel seçimde, kendine uygun belediye başkanını ya değiştirirdi ya da yeniden seçerdi. Kendi ili ve ilçesi için yapılan belediye hizmetlerini uygun veya yeterli bulmayan halk belediye başkanını değişirdi. Oy kullanırken kriterimiz ne olacaktı? Tabi ki belediyelerin yasal görevlerine bakarak fikir oluşturacaktı.

Peki belediyelerin görevleri nelerdir diye bakarsak ;

1- Kentin altyapısı ile ilgilenmektedir. Bunun içerisine su dağıtımı, şebeke dağıtımı, kanalizasyon, şehiriçi yollar, doğalgaz dağıtımı vs. gibi işler belediyeye aittir.

2- Çöp toplama, yolların temizlenmesi, itfaiye hizmetleri, zabıta hizmetleri, cadde ve sokak temizliği ve halk sağlığını koruma gibi görevler.

3- Şehir içerisinde imar ile ilgili izin ve belgeler belediyenin görevleri arasındadır.

4- Şehrin ekonomik işleri belediyenin kontrolü altındadır. Fiyat ve ücret tespit etme, haller açma, pazar yerleri kurma, sanayi bölgeleri kurma vs. gibi görevler belediyeye aittir.

5- Şehir içerisinde eğitim ile ilgili görevleri vardır. Okul öncesi eğitim verme, mesleki eğitim kursları düzenleme ve kütüphane açma vs. gibi görevleri vardır.

6- Sağlık hizmetleri, dini görevler, nikah işleri, yurt açma ve ucuz konut yapma gibi görevleri vardır.

7- Şehir içerisindeki ulaştırma alanındaki işler belediyeye aittir.

8- Eski tarihi eserleri koruma, kültür merkezi açma, spor alanları yaratma, tiyatro müze ve sinema salonları açma gibi görevleri vardır.

Son maddeyi okurken dikkatimi çeken “müze açma görevi” oldu. Cumhurbaşkanımız, Melih Gökçek’e istifa etmesi gerektiğini söylüyor. Melih Gökçek de burada yazılı görevlerini bildiği için “sarayın karşısına müze yapma projesini “ anlatmış”. Görevler arasında metal yorgunluğu olmaması veya referandum sonuçlarının iyi olması olmadığı için müzeyi önermiş olabilir.

29.10.2017 (Hasan ALPDOGAN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

MTV ve Büyüme Oranlarımız

Referandum ve Erdem

GAPPLAST FUARI VE KATMA DEĞER

Dünya 5’ten Büyüktür ve 80/20 Kuralı

TEOG Kalksın (!)