19 Nisan 2021 Pazartesi
BENİM ÜLKEMDE İKTİDAR MUHALEFETLE ÖVÜNÜR…                                       

BENİM ÜLKEMDE İKTİDAR MUHALEFETLE ÖVÜNÜR…                                       

  Yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımızın yüzde 99,9’u; “Ben cennet mekân bir ülkede yaşıyorum” der; istisnasız!

  “Hukukun üstünlüğü” denince de 7’den 77’ye tüm yurttaşlarımız “Âmin!” derler…

  Çünkü yurttaşlarımız ulusal marşımızın çalınıp/okunduğu ortamlarda, ulusal sloganımız gibi, “Hak, Hukuk, Adalet” diyerek tezahürat yaparlar…

  “Adaletin adilliğini” kimse ne dilinden düşürür, ne de -sosyal ve hukuksal ağırlığına bakmasız- boyunlarında sallanan vatandaşlık muskasını onurlu bir şekilde taşırlar…

  Bizler -şüphesiz ki- bir dünyanın “Demokrasi Bayraktarıyızdır…”

  Faşizmi, Totalizmi, Despotizmi, Vandallığı, her türlü diktatörlüğü, çağ dışılığı, hurafeciliği ve muskacılığı, yayılmacı emperyalizmi insanlık arenasından silip atan ve de “Evrensel Dünya Düzenini gündeme taşıyan da biz Türklerizdir.

  Demokrasimizin ve hürriyet aşkımızın genişlik alanı bir dünyayı kapsar… Demokratlıkta -bir dünyada- elimize su dökecek bizden daha çok gelişmiş bir ülke bulmak mümkün olmamaktadır… Kimileri “bizler demokrasinin beşiğiyiz” deseler de, O, Demokrasi Beşiğini bizden iyi sallayan kimseyi bulamazlar…

  “Salla mamet salla, nasıl olsa kimseye değmiyor” sözü, su götürmez Ata Sözü kalitesindedir…

  Tüm ülke sathında can ve mal güvenliğimiz gün 24 saat güvence altındadır… Hiçbir yurttaşımız, şayet dükkânını kapatmayı unutmuşsa, sattığı mallar ve emtialar açıkta olsa da, dükkanın para kasası bile kilitsiz olsa bile kimse tedirginlik yaşamaz… Çünkü bizde hırsız da yoktur, hırsızlığın ne olduğunu bilen de!

  Çünkü biz ülkemizde açlık yoktur; açlığın ne demek olduğunu bilmeyenlerde çoktan da çok vardır… Aç gözlülük hiç yoktur… Hele de hele,“Harama el süren var mı” deseniz, arasanız bulamazsınız…

  Kimse kimsenin malına mülküne, canına cananına, ürettiği proje ve planlarına ve de hiçbir kişinin/kimsenin ırzına ve namusuna yan gözle bile bakmaz…    

  “Kadın cinayetleri” diye bir kavram da yoktur…

  Ve de “küçük gelin” diye sapık bir kavram da yoktur ve olamaz da sosyal hukukumuzda da, aile örfümüzde de…

  Sosyoekonomik, sosyopolitik, sosyokültürel konularda alan razı, veren razı; çatan razı, döşeyen razı, kullanan razı…

  İş olsun diye “Senlik Benlik” gütsen, eften püften bir nizalaşmada ne avukat bulabilirsin ne de arasan tarasan bir hafiye bile bulamazsın…

  Güvenlik güçlerinin copları pamuktandır ve semboliktir… Ne dövecek üniversiteli öğrenci bulabilirler ne de hırsız ve yankesici…

  Trafik polisleri dahi ceza kesecek bir sürücü bulamazlar ki aldıkları maaş haram olmasın… İster yaya ister araçlı olan bir kimse yol ve ışık ihlalinin ne olduğunu dahi bilmez; nizam intizam bayrak gibidir akılda fikir de…

  Düşünce, fikir ve ifade özgürlüğü sınırsız ve sonsuzdur; “Arabın yalellisi” gibi makamlı makamsız konuş konuşa bildiğin kadar…

  Siyasi çekişmenin bir milimlik mesafesi bile olmaz…

  Yanlı, yansız gazeteciler ile basın mensupları arasında -yorumcular, uzmanlar ve yazarlar kavram kargaşası ve görüş karşıtlığının K’si ile zıtlığının da Z’si olmaz…

  Ülkemiz sathında ne saltanat özentisinin, ne terör yanlısının ne de işsizliğin ne olduğu bilmeyenler çoğunluktadırlar…

  Benim ülkemde “darbe” kelimesi dahi şanlı ordumuza hakarettir; çünkü asker: “Demokrasinin, sosyal hukuk devletinin ve de anayasal güvencenin olduğu yerde darbenin ne işi olabilir ki!” deyip, her üç ayda bir bunu hatırlatır, milleti rahatlatır…

  Dört senede bir genel seçim yapmak bizim, yani halk genelimiz için fuzuli bir etkinliktir…  Çünkü siyasi partilerin tümü birbirinin ikizi gibi milletin refahı için, gençlerin geleciği için, yaşlıların huzuru için, çalışan ve üreten insanlarımız selameti için canlarını dişlerine katarak “ha babam de babam!” deyip koşturur; üretir, yapar çatar ve helal ter akıtırlar…

  Yüz yıllardır ne iç de ne de dışta bir huzursuzluğumuz ve azından çoğundan bir çatışmamız olmamıştır; inşallah da olmaz…

  İktidar muhalefete özenirken; “yahu bir kez de siz iktidar olun da biz de biraz dinlenelim” deseler de muhalefet partileri koro halinde:

  “Muhalefetteki tüm partiler de, seçmenlerimizin yüzde yüzü de -iktidara dönerek- biz sizden razıyız… Allah rızası için başımızdan eksik olmayınız” diye feryat fiğan ederler…

  İktidarda olmayan tüm partiler; “ülkemizi bu kadar düzgün yürüten iktidar partisine muhalefet yapmak çok ayıptır” derler ve de iktidarın her projesine, her kanun değişikliğine, her proje tasarısına “arkandayız, seninleyiz” derler… İktidar mensupları da tüm açılışlarda; “muhalefet partilerimiz olmasa biz bu tesisleri, bu sanayi kuruluşlarını ve kamusal alanları hizmete açamazdık!” deyip; “muhalefete alkış” diye bağırırlar…

  Kimse kimseye; “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” demez, diyemez… Çünkü benim ülkem de hırsızlığın, yolsuzluğun, iltimasın ne demek olduğunu kimse bilmez ve açılımını da tarifleyemez… Hukukun üstünlüğünün de üstündeyiz…

  Çünkü biz, tarifsiz ve sınırsız bir düzeyde refah toplumuyuzdur…

  Yediğimiz önümüzde, yemediğimiz de yoksul ülkelere gitmekte; sadakamız niyetine…

  Yol beleş, köprü beleş, yakıt beleş gaz beleş ama yolcu uçaklarından çok şikâyetçiyiz; pandemi döneminde her sırada 6 koltuk sosyal mesafeye aykırı deyip sıraları ikiye indirdik ve korona virüs ile covid-19 virüsünü şaşırttık…

  İlim, bilim, tıp, fen, sağlık insanlarımız bir dünyada tanınır ve çoktan da çoğu servet üstüne servetler teklif edilerek transfer edilirler; geri kalmış ülkeleri imar etmek için…

  Ki futbolcularımız da, atletlerimiz de, müzisyenlerimiz de, aktörlerimiz de, yazar ve çizerlerimiz de, dünya karaborsasının haricinde uluslararası ajanlarca kaçırılırlar; “O, süper insanların sayesinde bizim de üç beş madalyamız ve kupamız olsun” diye…

  Not: Şu zonturlu pandemi ortamında -bu ironi ile- biraz stres atınız istedim, saygıdeğer okurlarım…

28.01.2021 (Kemal CENGİZ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ORUÇLUYUM, ORUÇSUZ OLSAM DA…

İFTARLIK NİYETİNE…

İNSAN YETER DEMEYİ BİLMEZ…

ANKETLİK SORULAR: HALİMİZE AHVALİMİZE ÖZGÜ…

BEN DUYARLI BİR VATANDAŞIMDIR…

SİZİ BİLMEM! AMA… BİZİM KUŞAK DOLUDOLU YAŞADI…

İNSAN İNSANLIKTAN ÇIKINCA…

HERŞEYİN BİR ZITTI VARDIR…

DUYARLI İNSAN OLMAK!