23 Eylül 2021 Perşembe
BİR DÜNYADA EŞİMİZ BENZERİMİZ YOK!

BİR DÜNYADA EŞİMİZ BENZERİMİZ YOK!

“Var” diyen parmak kaldırsın… 

Daha düne kadar ekonomimiz -bir kez daha- kalkınma şahlanmasına girmişti…

Ne zaman çıkarız, Allah bilir… Yurttaşlar konusunda varsıllığımızı gizleyebilene aşk olsun!

Bize göre pandemi mandevi hikâye… Kapanma da üstümüze düşenin üç fazlasını yapıyoruz; covid-19’un inadına…

Keyfimiz bey de yok…

Şu an için -ayakları yere sağlam basan- ekonomi verilerimizin göstergesine göre refah seviyemiz ile dünyanın en gelişmiş ülkelerini üçe beşe katlıyor gibiyz…

Küçüğünden büyüğüne tüm dünya devletleri bizi ibreti âlem ile izliyor ve gerçek manada kıskanıyorlarmış… Kıskansınlar!

Nasıl oluyorsa dağlarımızda, yaylalarımızda, göllerimizde ve akarsularımızda ha bire altın rezervleri patlıyor, ha bire de dört tarafımızdan da doğal gaz ile petrol fışkırıyor…

Ülke sınırlarımız içindeki her höyüğümüzden de her tepemizden de 50 bin ile 150 bin arasındaki heykelli, kabartmalı atalarımızın ve uzaylı tanrılarımızın medeniyet kalıntıları gün yüzüne çıkıyor… Hem de ne petrole, ne doğal gaza ne de altına değişilmez türden…

Yalanım yok!

Ülkemiz sınırları içinde yoksul ve de akademik manada kariyersiz kalmış bir Allah’ın kulunu dahi göremezsiniz…

Milletçe yediğimiz önümüzde yemediğimiz de terkimizde… İçtiğimiz su gerçek zemzem suyu gibi; temizden de temiz, sanırsınız ab-ı hayat suyu… Ki, ondandır ki her ay içme suyumuza da zam geliyor ama gelsin…

Siyasi partilerimiz neredeyse birbirleri ile kanlı bıçaklı olacaklar gibi…

Neden?

Partiler birbirlerine “Allah’ınızı seviyorsanız, bizleri ve ülkemizi sizler yönetiniz” deyip baskı yapıyorlar, politik ikramlarda bulunuyorlar…

Ama kimse iktidar ve yönetim sorumluluğunu üstlerine almak istemiyor; “yöneticiliğin vebali günahı ağır; biz kaldıramayız!” deyip kaçıyorlar… Siz gençler hatırlamazsınız bu ülke kaç kez yıllarca iktidarsız kaldı; bir Allah’ın kulu da “iktidar partisi kim, Ana Muhalefet partisi kim, -sahi- devleti kim ve hangi parti yönetiyor” diye soran bile olmamıştır…

Mahkemelerde mübaşir var ama ne yargıç, ne dava vekili ne de kim suçlu kim suçsuz bilen yok; nizalaşanda… Ama “biz bu mahkemeye neden ve ne için geldik” diyenler çok ama üstüne alınan bir Allah’ın kulu yok. Eee çünkü suç işleyen ya da bir kelimelik saygısızlık yapan taraflar yok… Hırsızlığın “Hı’sı”, dolandırıcılığın “Do’su” da yok…

Boşuna zaman kaybı…

Bak! Dünden bugüne eğitim sistemimiz başımıza taç…

7’den 77’ye herkes allame-i cihan… Sor kuantum fiziğini, ilkokul 3. Sınıf öğrencisi sana -tane tane, hece hece anlatsın, rakamlarla göstersin; sen de bilgilen, dünya âlem de bilgilensin…

Partili partisiz, yaşlısından gencine, kapalısından açığına, yetkilisinden yetkisizine tüm insanlarımızın can ve mal güvenliği yasalar doğrultusundadır ve de -bin kez- güvence altına alınmıştır… Ne kabine üyelerine, ne milletvekillerine, ne üst düzey devlet erkânına, ne zenginine/varsılına, ne alttan üste memuruna ve müdürüne, ne askerine ne emniyet mensuplarına bir küçük iltimas ve ayrıcalık yoktur ve olamaz da… De hadi yalansa, “yalan” deyin!

Bizde eğitimde de, kültür sanatta da, bilgi bilişimde de, sporun tüm branşlarında da kimseye bir ayrıcalık ve iltimas olmaz ve olamaz; bu cennet mekân ülke de…

Millet olarak o kadar sağlıklıyız ki, hastanelerimiz, hastalıksızlıktan ötürü yatacak hasta bulamayınca mevcut hastanelerimiz tektek sağlık ve kültür müzelerine dönüştürülüyor…

Bir dünyanın inadına 7’den 77’ye mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir ülke yurttaşlarıyız…

Bir dünya da vaatler ve talepler hususunda yalan söylemeyen ve de vaadinden dönmeyen doğruluk ve dürüstlük abidesiyiz…

Umutvar amaçlarımızı uzayın derinliklerine bile ulaştırıyoruz; yanisi uzay yarışında NASA bile elimize su dökemiyor…

Görüntü ve gürültü kirliliği diye bir sorunumuz yoktur…

Doğa ile barışığız… Biz onu kirletmediğimiz sürece o bize mükemmel yaşam kaynakları ikram ediyor; mevsimine ve sezonuna göre…

Bak şimdi, doğruya doğru, eğriye eğri; hava kirliliği diye bir sorunumuz yok, çünkü filtresiz bacamız yok…

Göllerimize, dere ve ırmaklarımıza -asla- zehirli kimyasal da atmıyoruz…

Sokaklarımızda ve caddelerimizde sanırsınız Acem halıları serili; yani evlerimiz gibi tertemizler…

Ne sıkça elektrik kesintileri oluyor, ne doğalgaz ne de zırt pırt su kesintileri yaşanıyor; bunlara dair arıza sorunu diye bir alışkanlık yok… Ki elli yıldan bu yana tüm üretim ve ihtiyaç mamullerinde “zam” diye bir uygulama da yok…

Bu aziz millet, taaa İstanbul’un fethinden bu yana suç ve suçlu kavramını unutmuştur; arasıra kabadayılı ya da mafyalı filmler de -kısık sesli- nara atanlar olsa da özür dileyip el ilanları dağıtıyorlar, çevreye gürültü kirliliği bulaştırmamak için…

Ülkemiz -gerçekten- doğal güzellikleriyle gerçek bir cennet mekân…

Siz isterseniz inanmayın ama illerimizin, ilçelerimizin ve köylerimizin kaldırımlarında, parklarında, banklarında oturanlarının ellerinde birer ikişer kitap ve üç beş gazete ve aylık ve haftalık dergiler ki her yaştan insanımız illa ki bir şeyler okuyor ve bir şeyler öğreniyor.

Dedikodu hem yasak hem ayıp; hele de hele politik içerikli olunca…

Üstelik öyle bir güvenlik şemsiyesi altında yaşıyoruz ki, can ve mal güvenliğimiz topla tüfekle yıkılmaz…

Gerek ekonomik, gerek tarihsel ve güncel manada her bir şeyimiz yerli yerinde ve bizi huzur içinde yaşatacak türden; sağlık ve güvenlik şemsiyesi altında günümüzü gün ediyoruz…

Yarışmalı spor dallarının -hemen hemen- her dalında ve her kolunda very player ödüllerini hep biz alıyoruz…

Eğriye eğri, doğruya doğru…

Yalanım varsa söyleyin ya da siz düzeltin saygı değer okurlarım…

1.06.2021 (Kemal CENGİZ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İNSANLIK ZOR ZANAATTIR…

HALİMİZE AHVALİMİZE DAİR…

BİZDE TÜRLÜ ÇEŞİTLİ BABA VARDIR…

BENİM ÜLKEMDE HERKES HERŞEYİ UZMANINDAN İYİ BİLİR…

DOĞAL ÇEVREMİZE SAHİP ÇIKIYOR MUYUZ?

YETER DE YETERLİLİK VARDIR…

EKONOMİ TOPLUMUN AYNASIDIR…

BİRAZ SORGULAMAYA NE DERSİNİZ?

GİDİŞAT HANGİ MİNVAL ÜZERİNEDİR?