18 Eylül 2019 Çarşamba
OKUL FOBİSİNİ YENME YOLLARI

Meral TIRAŞ

OKUL FOBİSİNİ YENME YOLLARI

EYVAH ÇOCUĞUM OKULA GİTMEK İSTEMİYOR!

‘’Bir bahçede hep aynı çiçekten olursa o bahçe güzel olmaz. Sen, ben, o varız diye güzel bu bahçe. Koparma farklı çiçekleri, kalsın renkleriyle, kokularıyla…’’    Yaşar KEMAL

OKUL FOBİSİ NEDİR?

Anne baba ve öğretmenler olarak okulun açılmasına sayılı günler kala, heyecanlı ve tedirgin bir bekleyiş içerisindeyiz. Anne babalar çocuklarının sorunsuz bir şekilde okula gitmesini isterken, biz öğretmenler, öğrencilerimizin ve velilerimizin kaygılarını azaltmak için çalışmalar içerisindeyiz.

Çocuklar için ilk sosyalleşme kurumu olan okul, aynı zamanda çocukların ilk korku unsurlarından da biri. Okul çağı ve okul öncesi çocuklarda özellikle 5-7 yaşlarında sık gözlenen problemlerdendir. Çocuğun okula ilk başladığı dönemlerde belirginleşir. Öğrencilerin çeşitli bahanelerle okula gitmek istememesi, okulda huzursuz olması ve bazı hastalık belirtileri göstermesine ‘okul fobisi’ deniyor.

Okul fobisi, isminden de anlaşılacağı üzere çocukların okula gitmek istememe veya gitmeme durumudur. Sorun, okuldan ve okulda bulunmaktan korkmak şeklinde kendini gösterir. Karıştırılmaması gereken nokta şudur: Çocuk herhangi bir sebeple okula gitmeyebilir ya da okulun ilk günlerinde uyum sorunları yaşayabilir. Bu sorunu “okul fobisi” olarak nitelendirebilmek için çocuğun okula gittiğinde; belirgin bir süre boyunca duygusal olarak huzursuzluk ve kaygı yaşadığının gözlemlenmesi gerekmektedir. Öğretmen çok iyi bir gözlemci olarak durumu iyi değerlendirmelidir.

Fiziksel belirtilerden bahsetmek gerekirse okul fobisi; karın ağrısı, sık idrara çıkma, bulantı, kusma şeklinde kendini gösterir. Kaygının çok yüksek olduğu durumlarda ise, panik atak belirtileri de gözlemlenebilir. Okul fobisi her çocukta gözlemlenebilme ihtimali taşırken, riskli olarak tanımlanacak grubu ebeveynleri -bilhassa annesi- ile bağımlı ilişkiler geliştirmiş, endişeli ve fazlaca hassas çocuklar oluşturmaktadır.

Bunlarla birlikte:

  • Anne-babadan en az birinin şehir dışında çalışması
  • Aile bireylerinden birinin ciddi bir hastalığa sahip olması
  • Aile bireylerinden birinin can güvenliğinden endişe edilmesi (aile içi şiddet)
  • Kısa süre önce bir yakının hayatını kaybetmesi
  • Ailenin yakın bir geçmişte parçalanması
  • Yakın zamanda bir kardeş sahibi olunması

Benzeri durumlar okul fobisinin temellini oluşturabilir. Genellikle anneye çok bağımlı bir çocuğun aniden anneden ayrılmasıyla ortaya çıkan bu durum, çocukta mide bulantısı, karın ağrısı ve baş dönmesine neden olur. Bu şikayetlerin genellikle pazar akşamı yatmadan önce ve pazartesi sabahı görülüyor. Eğer anne-baba çocuğun bu durumu karşısında endişelenir ve onu okula göndermezse bu davranış alışkanlık haline gelebilir. Okul korkusuna bağlı olarak çocukta uyku problemleri ve alınganlık görülebilir. Çocuğunuz bir süre sonra okula gitme ve ödevlerini yapma konusunda umursamaz tavırlar sergileyebilir, ilerleyen dönemde okul fobisinin ağırlaşarak depresyona dönüşebilir.

Okul fobisi korkusu ile baş etmek hem anne babalar hem de öğretmenler için çok kolay değildir. Ancak bu sorunu aşabilmek için biz öğretmenler kilit bir noktada yer almaktayız. Öğretmenin doğru tutum ve davranışları okul fobisi yaşayan çocuğun okula güven duymasını ve uyum sağlamasını kolaylaştıracaktır.

Okul fobisi yaşayan çocuk kaygısını kontrol etmekte zorlanmaktadır. Yeni bir sınıf, yeni arkadaşlar kaygıyı daha da arttırmaktadır. Anne-babanın bu durumdaki tutumları çok önemlidir. Anne ve babanın çocukla olan ilişkisinin aşırı bağımlı olması okul korkusunun nedenlerinden biridir diyebiliriz. Çocuğun sürekli endişe duyan bir aile içinde yaşaması, her istediğinin yapılması ve sürekli huzursuz bir aile düzeninde yaşaması kaygının artmasına sebep olabilmektedir.

OKUL FOBİSİNİN ORTAYA ÇIKMAMASI İÇİN..

Okul korkusu ya da ayrılma ile ilgili kaygısı olan çocukları önceden ayrılığa, bağımsızlığa alıştırın. Böyle bir sorun varsa anne-baba ve okul işbirliği ile çocuğun desteklenmesi gerekmektedir. Çocuğun bu ayrılığa yavaş yavaş alıştırılması, çocuğa güvence verilmesi ve bu güvencenin yerine getirilmesi, bu süre içerisinde çocuğun sergilediği sorunların bedensel bir nedenle oluşup oluşmadığının araştırılması, kısa süreli ise ve yaygın değilse bu belirtilerin çok fazla dikkate alınmaması gerekir. Anne babanın öğretmen ile etkili bir iletişime geçerek önceden bu konu hakkında konuşulması ve yapılması gerekenlerin listesi çıkarılarak uygulanması çocuk için okula uyum sağlamada kolaylık sağlayacaktır.

İlk ve öncelikli kural; çocuğu -bilhassa şımarıklıkla- suçlamaktan kaçının.

Durumun geçici olduğunu anlatın ve hissettirin.

Okul hayatı ile birlikte bir çocuğun her alanda sağlıklı gelişim sergileyebilmesinin ön koşulu mutlu ve huzurlu bir aile ortamı ve koşulsuz kabul ile sevgi gösteren aile bireyleridir.

Okula olan olumlu yaklaşımınızı, eğitime verdiğiniz önemi ve bunlara bağlı olarak çocuğunuzla gurur duyduğunuzu ona hissettirin.

Okula devam konusunda tutarlı ve kararlı olun. Aldıgınız kararı mutlaka uygulayın.

Çocuğunuzun okul dışı aktivitelerini destekleyin. Birlikte etkinlikler yapın.

Çocuğunuzun kaygısı ile alay etmeyin ve onu küçümsemeyin. Unutmayın ki, bir zamanlar bizlerde çocuk olduk ve bunlara benzer sorunlar yaşadık.

Çocuğunuzun korku ve kaygılarını anlamaya çalışın ve bu kaygıları anladığınızı çocuğunuza ifade edin. Kendi çocukluğunuzdan örnekler verin.

Çocuğunuzu kendi başına dışarı çıkması için cesaretlendirin ve bunu yapabildiği zamanlarda onu ödüllendirin.

Çocuğunuzu okul hayatına hazırlayın. Ona okula giden çocukların hikayelerini okuyun, hikayeler hakkında birlikte sohbet edrek farklı çözüm yolları üretin.

Okul için alışveriş yapın ve bunun zevkli geçmesine dikkat edin. Okulda kullanacağı malzemelerin renklerine, şekline çocuğunuzun karar vermesine önderlik edin.

Ona okul hayatının güzel yanlarını anlatın. Bununla ilgili birlikte güzel bir film izleyebilirsiniz.

Çocuğunuza neden okula gitmesi gerektiğini ve okulun işlevinin ne olduğunu anlatın. Okula gitmeyen çocukların durumunu anlatan hikayeler ve filmler izletebilirsiniz.

Sabah okula gitmek üzere yapılan hazırlıkları eğlenceli hale getirin. Örneğin onu öperek uyandırın. Bir okul şarkısı söyleyin. Kahvaltıyı aceleye getirmeyin. Kahvaltıda sohbet edin, ona okulda neler yapacağını sorun, siz de gününüzü nasıl geçireceğinizi anlatın. Akşama kadar onu düşüneceğinizi söyleyin.

Kararlı olun. Çocuğun olur olmaz bahanelerle evde kalıp oyun oynamasına izin vermeyin. Evde kalış uzadıkça okula dönüş o ölçüde güçleşir. “yatsın, dinlensin, üstüne gitmeyelim” diye evde çocuğu evde tutmak bunalımı azaltmaz, arttırır. Çocuğun bu durumu avantaja çevirmesine zemin hazırlamış olursunuz.

Anne ve babaların hangisi daha tutarlı ve kararlı davranabiliyorsa, çocuğu okula o götürmelidir. Çoğunlukla anne bu görevi kolay başaramaz.

Çocuktan ayrılırken ona küçücük bir öpücük verin, onu kucaklayın ve “iyi dersler” dileyin.

Çocuğunuza asla, “eğer okula gidersen sana istediğin oyuncağı alacağım” gibi rüşvetler teklif etmeyin. Sadece istenilen davranışı yaptıktan sonra manevi olarak ödüllendirebilirsiniz.

Eğer çocuğun evde kalması gerekirse bunu asla eğlenceli bir hale getirmeyin. Hatta evdeki durumu sıkıcı hale getirerek okulu özlemesini sağlayabilirsiniz.

Okula gitmesi konusunda ailece ısrarlı ve kararlı olun. Kararlı olduğunuzu sözel olarak ve beden dilinizle yansıtın. Devamsızlık yapmasına mümkün olduğu kadar müsaade etmeyin. Okuldan ne kadar uzak kalırsa, uyum sağlaması o denli güçleşecektir.

Çoğu psikolojik sorunda olduğu gibi önemli olan temelde yatan sebebi bulmaktır. Çocuğunuza ne hissettiğine dair direkt sorular sorun, onu anladığınızı hissettirin. Sınıf öğretmeni ve okul psikolojik danışmanı ile işbirliği yapın.

Davranış değişikliklerini gözlemleyin, bu sizi sorunun kaynağına götürebilir.

Okul fobisini tetikleyen sorun evdeki ortamdan kaynaklanıyorsa, anne ve baba ile mutlaka görüşme sağlayın. Bu duruma birlikte çözüm bulmaya çalışın.

Aile bireylerinden birine bağımlılık söz konusu ise, diğer ebeveyn tarafından okula götürülmesini ya da servis kullanmasını sağlayın. Vedalaşmalarınızı kısa tutun.

Çocuğunuzdan ayrılırken kaygı duyuyorsanız, bunu hissetmemesi için çaba gösterin.

 

ÖĞRETMENLER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Okulun ilk günü ve ilerleyen günlerde yaptığınız gözlemler doğrultusunda okul fobisi potansiyeli taşıyan çocukların bu eğilimlerini destekleyecek ifadelerden, cümlelerden ve davranışlardan kaçının.

Çocuğun bir süre ona eşlik eden aile bireyi ile derse, etkinliklere katılımına müsaade edin, süreç içerisinde çocuğun yakınını kademeli olarak sınıftan uzaklaştırın. Örneğin, önce aile bireyinin sınıfta oturmasını isteyin, sonrasında sınıfın dışında kapının yakınında beklemesini sağlayın, bir süre sonra da okul bahçesine geçmesini önerin.

Çocuğun rahatlamasını sağlayacak sınıf içi etkinlikler düzenleyin, sınıf ortamında mutlu olabilmesi adına düzenlemeler yapın.

Dokunmak iletişimin bir yoludur. Dokunma çocukların sakinleşmesini sağlayarak öğrenciniz ile aranızda güven oluşturarak aranızdaki bağın güçlenmesini sağlayacaktır. Öğrencilerin zaman zaman omuzuna dokunarak, saçını okşayarak, konuşurken göz hizasında olmaya dikkat ederek ona sevildiğini ve değer verildiğini hissettirebilirsiniz. Böylece çocuklara okulun güvenilir bir ortam olduğunu hissettirebilirsiniz.

Çocuğu rahatlatma süreci tamamlandıktan sonra sınıf içi görevler vermeyi deneyerek, çocuğun sınıf içindeki önemini ve gerekliliğini hissetmesine yardımcı olun. Öğrenciniz okuldan ayrılırken mutlaka sevgi ile yaklaşarak yarın tekrar onu okula beklediğinizi, okulda yapacağınız etkinlikler hakkında kısa bilgiler vererek okula gelmesini kolaylaştırabilirsiniz.

Öğrencilerinizle ne kadar çok sohbet eder ve oyunlarını, etkinliklerini birlikte yaparsanız size olan güven duymasını hızlandırmış olursunuz. En önemli etkenlerden birisi sabah okula gelen öğrencinin güler yüzle karşılanması, ona olan sevginin hissettirilmesidir.

Tüm anne babalara ve biz öğretmenlere başarılı, mutlu, verimli bir eğitim- öğretim yılı olması dileğiyle…

ÖĞRETMEN: MERAL TIRAŞ

26.08.2019 (Meral TIRAŞ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE OKUMA- YAZMA EĞİTİMİ VE ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ