27 Temmuz 2021 Salı
BİRAZ SORGULAMAYA NE DERSİNİZ?

BİRAZ SORGULAMAYA NE DERSİNİZ?

Son yıllarda ve şu günler için benim ülkemde: sizce adil gelir dağılımı var mıdır, yok mudur?

Sizce, varsıllık ile yoksulluk arasındaki uçurum gün be gün artmakta mıdır yoksa kapanmakta mıdır?

Sizce, orta tabaka dediğimiz küçük burjuva ile orta ve küçük halli esnaflar, zanaatkârlar ile az topraklı çiftçi ile tarımcılar, tarlacılar ve bahçeciler, ektiklerine, biçtiklerine ve topladıklarına pişmanlıkla bakıyorlar mı bakmıyorlar mı? Kazancı kârı geçiniz borca aldıkları tohumların ve şetillerin paralarını bile çıkarabiliyorlar mı, çıkaramıyorlar mı?

Sizce bankalara kredi borcu olmayan esnaf var mıdır? Geliri giderini “eh işte” türünden denkleyebilen hâlâ var mıdır?

Sizce, ekonominin birçok dalında mafyalaşan siyasal hırsızların sayısı günden güne artıyor mu, azalıyor mu? Yoksa da yoksa devlet tarafından baskı altına alınıp sindiriliyor mu?

Ülke ekonomimiz gerçekte hangi minval üzere ve de tutarlı bir şekilde büyümektedir midir, küçülmekte midir? gidişatın doğrusunu bilen var mı, yok mu?

Kurum ve kuruluşlar arasında resmiyet içeren bir rüşvetimiz eksikti o da mı oldu? Gerek Gümrük kapılarında, gerekse de birbirleriyle ilişkisiz bazı kurum ve kuruluşlarda -3’ten 5’e katlanan- bahşiş denilen rüşvetçi kuyruklar -gerçekten- var mı, yok mu?

Sizce şu pandemi ortamında yoksul ve işsiz insan sayımız günden güne artıyor; ben diyeyim 10 milyon, siz deyiniz 20 milyon küsur olmuş mudur?

İnsanlarımız neden/niçin intihar ediyorlar; baş neden maddi imkânsızlıklardan ötürü müdür?

Enflasyon oranı ise -iğneden ipliğe, etten ota- %30, 35’ler de ama İstatistik kurumunun himmeti ile 10’lu rakamların 2 altında, 1 üstünde yüreğimize su mu serpiyorlar yoksa gözdağı mı veriyorlar…

İster sosyoekonomik, ister sosyopolitik, ister sosyokültürel konularda elinizi neye atarsanız atınız, sizi ilk önce olumsuzluklar karşılaşıyor mu, karşılamıyor mu? Neye bakıp neye dokununca ister istemez önce eliniz yanıyor ya içi boş cüzdana hayıflanıyorsunuz ya da boş vaatlerle yarına Allah kerim deyip, yarına ulaşmasız -yaşamsal zamlara- çarpılıyorsunuz, hem de lamsız cimsiz değil mi?

Türkiyem de sosyal ve kültürel sınıfların çoktan da çoğu ya kalktı, ya işlevsizleştirildi mi ne? Ya da koftiden, türbana ve kara çarşafa büründürülmek mi isteniyor?

Şimdi kalakala iki sosyal sınıfımız kaldı; biri en zenginler, üst düzey burjuvalar ile din baronları ki nüfustaki oranları -büyüğünden küçüğüne- %10, diğeriyse yoksulluk ile orta direk mensupları olarak % 60’lık nüfusları ile “eh işte” türünde yuvarlanıp gidenler… Biat kültürü enjektesiyle “Allah Kerim” himmetine sığınan %30’lık bir oran da himmet düşkünü cennetlikler gibi kanatlanıp uçacaklar gibi…

Sizce çok maaşlı -bir değil üç beş kurumda- çalışan ve de çalışıyormuş gibi yapanlarla, maaşını taksitli olarak alanlar da var; yarın kovulacakmış gibi yüreği ağzında olanlar da cabası…

Yapılan ve üretilen birçok kamu hizmetleri yandaş denilen firmalara ve sektörlere veriliyor ama şu kadar yılda yapılması gereken süre o kadarın iki katı sonrasında bile bitmiyor… İhaleyi alan firmalar, sanırsınız ki dünyayı yeniden inşa ediyorlar…

Sizce, örgütlü ya da bireysel, siyasi ve politik hırsızların, dolandırıcıların, gözü doymazların, deveyi hamudu ile yutanların sayısı -gün be gün- arttıkça artmakta mıdır, yoksa siyasi muhaliflerce abartılmakta mıdır?

Sizce, sosyal, kültürel, ekonomik, tarihsel, dinsel, mezhepsel ve örfsel sınıflar ve zümreler arasındaki dengesizlik ve ayrıksılık -çağdaşlık ile çağ dışılık- toplumsal birliktelikleri bozar mı, bozmaz mı?

Sizce tarihsel değerlerimiz gün be gün köreltiliyor mu, köreltilmiyor mu? İlkokulundan üniversitesine kadar kadim kültürümüz ya görmezden gelinip ya da köreltilerek Araplaştırılıyor mu, Araplaştırılmıyor mu? Oysa İslamın Peygamberi Hz. Muhammed; sahih hadislerinden birinde; “Ben Arabım ama Arap benden değil” diyerek, neden bu uyarıyı yapmak lüzumunu hissetmiştir!

Sizce son yıllarda laiklik görmezden gelinip köreltilmek istenirken, dinsel ve mezhepsel gruplar, başa taç ediliyor mu, edilmiyor mu?

Sizce, “Eller aya, bizler yaya” türünden eğitimde de, kültürel konularda da, sektörel ve sanayi kurumlarında da, sağlık hizmetlerinde de gelişmiş birçok ülkeden neden geri kalıyoruz; bir zamanlar -virüs ve bakteri içerikli ölümcül birçok aşıyı kendimiz yaparken, şimdi neden muhannete muhtaç oluyoruz? Hıfzıssıhha neden kapatılmıştı ki?

Yoksa -sağlık ve aşı konularında- muhannete muhtaç olmaktan ötürü utanıyor muyuz, utanmazlıktan mı geliyoruz?

İşin ilginci de vasıfsız insan nüfusumuz arttıkça artıyor; 4’ten aşağı çocuğu olanlar kusur işlemişler gibi algılanıyorlar… Özetle; en çok artan birimimiz nüfusumuz…

Bizden yoksul ülke insanları “Suriyeli mülteci gençlerden ve Kaçak İranlılar bizim neyimiz eksik” diyerek bizleri melek, ülkemizi de cennet addedip dört bir taraftan geliyorlar… Onlara göre biz “Âlice Harikalar Ülkesi” gibi bir ülkeyiz…

Sizce “Masa, Kasa, Yasa” kimlere helaldir, kimlere haram…

Gelir gider dengesindeki varlık ile yokluk uçurumu kurumsal mıdır, yöresel midir, bölgesel midir yoksa da yoksa bireysel midir?

Artımız eksimizi kapatır mı, kapatamaz mı?

Sizce, yaşamsal manada elin oğlunda olup da biz de olmayan elzem ihtiyaçlarımız nelerdir… Sorunsal mana da liste kabarık!

Üretimsizlik mi? Yatırımsızlık mı? Kaynaksızlık mı? Parasızlık mı, elemansızlık mı? Çağdaşlık mı, çağ dışılık mı? Aklınıza ne gelirse; bu kap kaç telaşı da nedir?

Gün be gün -ekonominin A’sından Z’sine- artan dışa bağımlılığımız mı?

Genelin eteğine yapışmış yolsuzluk mudur? Hırsızlık mıdır? İş bilmezlik midir, aymazlıklar mıdır, sahi doğrusu nedir?

İstihdam yakalanmış mıdır, yoksa kaçak mıdır, kaçıyor mudur?

Sizce, genel işsizlik oranı neden ve niçin gizlenir; kimin çıkarınadır ki çok olanı az olarak istatistiklere koymak, yiğitliğe leke sürdürmez mi?

Sahi, sosyoekonomik, sosyopolitik, sosyokültürel konularda ki eleştiri kurumları kapatılırsa siyasi iktidar, derin bir “Oooh!” çeker mi, çekmez mi?

E birazcık da siz düşünün…

25.05.2021 (Kemal CENGİZ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İNSANLIK ZOR ZANAATTIR…

HALİMİZE AHVALİMİZE DAİR…

BİZDE TÜRLÜ ÇEŞİTLİ BABA VARDIR…

BENİM ÜLKEMDE HERKES HERŞEYİ UZMANINDAN İYİ BİLİR…

DOĞAL ÇEVREMİZE SAHİP ÇIKIYOR MUYUZ?

YETER DE YETERLİLİK VARDIR…

BİR DÜNYADA EŞİMİZ BENZERİMİZ YOK!

EKONOMİ TOPLUMUN AYNASIDIR…

GİDİŞAT HANGİ MİNVAL ÜZERİNEDİR?